Episode Transcript
[00:00:00] Şampuan klas.
[00:00:07] Merhaba, Şam'dan Plus ile hazırladığımız podcast serisinin yeni bölümüne hoş geldiniz.
[00:00:12] Bugün biraz hayal kuralım mı, yoksa o hayalleri beraberce planlara mı dönüştürelim?
[00:00:17] Bu sorular arasında kalanlar için harika önerilerimiz var.
[00:00:21] Bu yıl evden çıkmanız için bahane üretecek mükemmel etkinlikler sizleri bekliyor.
[00:00:27] Hazırsanız kahvenizden bir yudum alın, 2026'nun en gitmesek olmaz dediğimiz, uğruna seyahat edeceğimiz duraklara doğru yola çıkıyoruz.
[00:00:36] İlk olarak New York'ta devam edecek ve şehrin en meşhur kırmızı halısı olan Met Gala'dayız.
[00:00:43] Bu sene 4 Mayıs'ta o efsane merdivenlerdeki şovu izleyip bitirdikten sonra asıl macera olan 10 Mayıs'taki Metropolitan Müzesi ile devam edeceğiz.
[00:00:53] Bu yılın teması Costumart.
[00:00:55] Yani sadece elbise bakmaya gitmiyoruz. Her bir parçanın arkasındaki o derin sanatı ve politik mesajları sergide keşfedeceğiz.
[00:01:03] Bahar güneşinde Central Park'ta bir yürüyüş yapıp ardından bu sergide modanın içinde kaybolmak kendinizi bir film setinde gibi hissetmenize neden olacak.
[00:01:13] Hemen ardından rotayı Fransız Riviera'sına kana kırıyoruz.
[00:01:18] Burası sadece film izleme yeri değil, resmen bir yaşam sanatı merkezi. Kırmızı halıdaki o ışıltı akşamüstü sahildeki partiler. Şanslıysanız sabah kuruvasanınızı alırken yan masada bir dünya yıldızını görebilirsiniz.
[00:01:32] Kan bize şunu fısıldıyor, sinema sadece beyaz perdede değil, Akdeniz'in o masmavi kıyılarında bir rüyanın içinde uyanmak gibi.
[00:01:41] Ve sanat rotalarını takip edenler için bir diğer durak da tabii ki Venedik Bieneli. Dünyanın dört bir yanından sanatçıları, koleksiyonerleri ve yaratıcı dünyayı bir araya getiren bu büyülü atmosferde, Venedik'in tarihi sokaklarında gezerken kendinizi adeta yaşayan bir sanat eserinin içinde hissediyorsunuz. Bienel bize şunu hatırlatıyor. Sanat bazen sadece bir sergide değil, şehrin ruhunda da yaşar.
[00:02:06] Mayıs sonuna doğru ise motor sesleri Monte Carlo sokaklarını inletmeye başlayacak.
[00:02:11] Formula 1'in en heyecanlısı olan Monaco Grand Prix'de daracık sokaklarda araçların milimetrik geçişlerini izlemek, limandaki yatların arasından o hızı hissetmek tam bir adrenalin patlaması oluyor.
[00:02:24] Monaco izleyicilerine bir yarıştan çok daha fazlasını lüksün, hızın ve tarihin iç içe geçtiği o eşsiz prestiji sunuyor.
[00:02:33] Mayıs ayında dünyanın en sevilen sanatçılarının konser turnelerini de hatırlatmak gerekli.
[00:02:39] Bad Bunny, Ariana Grande, Doja Cat, Metallica, Lady Gaga bunlardan birkaçı. Kesinlikle takip etmeye ve bilet almaya değer.
[00:02:48] Geldik Haziran'a. İşte burası çok heyecanlı. 11 Haziran'da Meksika'nın başkenti Mexico City'de düdük çalıyor ve ilk kez 48 takımlı dev bir dünya kupası serüveni başlıyor. Ve en güzelini biliyor musunuz? Ay yıldızlı formumuzla bizim çocuklar da orada.
[00:03:05] Yıllardır bu anı bekliyorduk. Toronto'nun modern caddelerinden Los Angeles'ın plajlarına kadar her yerde Türkiye tezahüratlarını duymak paha biçilemez olacak.
[00:03:14] Futbol heyecanından sonra da müziğin ruhuna kapılalım.
[00:03:18] Haziran sonunda İngiltere'nin o yemyeşil düzlüklerinde Glastonbury var. Çamur, yağmur ve çadır hayatı. Kulağa zor geliyor olabilir ama o atmosferi bir kez soluyunca her şeyi unutuyorsunuz. Dünyanın en büyük sahnelerinden en sevdiğiniz sanatçılarla bağır çağır şarkı söylerken gerçek özgürlüğü hissediyorsunuz.
[00:03:38] Temmuz ayında spor dünyasında gözler bisikletlere çevriliyor. Yaklaşık 3 hafta boyunca süren Tour de France Fransa'nın üzüm bağlarından geçip Alplerin o nefes kesen zirvesine tırmanıyor.
[00:03:49] İster Şanzelize'deki o büyük finalde yerinizi alın, ister yol kenarında bir kasabada elinizde kahvenizle o rüzgar gibi geçen pelotonu bekleyin. O sarı mayunun peşindeki hırsı ve Fransa'nın o kartpostal gibi köylerini yerinde görmek, size bir spor müsabakasının çok daha fazlasını, gerçek bir dayanıklılık sanatını sunacak.
[00:04:10] Sadece tenisin değil, spor dünyasının en prestijli turnuvalarından olan Wimbledon gelenekleriyle Temmuz ayının başında gerçekleşecek. Bembeyaz kıyafetler, taze çilek ve krema, kusursuz çimkortlar yine harikanlara sahne olacak.
[00:04:25] Maç bittikten sonra Londra'nın sokaklarına karıştığınızda sadece bir turnuva izlemiş değil, asırlık bir geleneğin parçası da olmuş olacaksınız.
[00:04:34] Temmuz ayının bir diğer seyahat rotası Belçika.
[00:04:37] Yarının insanlarının buluştuğu Tomorrowland, masal dünyası gibi sahne tasarımlarına sahip. Dünyanın dört bir yanından gelen binlerce yabancı ile aynı ritimde zıplarken müziğin insanları nasıl bu kadar birleştirdiğine hayran kalmamak imkansız.
[00:04:52] Eğer tenis sevenlerdenseniz ikinci turnuva önerimiz U.S. Open.
[00:04:56] New York'ta düzenlenen tenis turnuvası courtların en enerji olarak biliniyor. Akşam maçlarının o elektrikli atmosferi, tribün coşkusu ve New York'un hiç bitmeyen enerjisi bir araya geliyor.
[00:05:08] Ve Burning Man. Ağustos sonunda Nevada çölünün ortasında tozun toprağın içinde kurulan geçici şehir Black Rock City tüm dünyanın takip ettiği anlara sahne oluyor.
[00:05:19] Dev sanat eserlerinin ateşe verildiği festival için dünyanın en ünlü isimlerinin göz bebeği desek yanılmış olmayız.
[00:05:26] Ekim gelince ise istikamet belli, Münih. Oktoberfest'te, o devasa çadırlarda geleneksel kıyafetler içinde binlerce insanla kahkaha atmak bambaşka bir tecrübe.
[00:05:37] Sadece yemek ve içmek değil, o bavyere samimiyetini, o sıcaklığı yerinde yaşamak lazım. Bir bakmışsınız tanımadığınız insanlarla masada şarkı söylüyorsunuz. Listemizi oldukça ışıltılı bir seyahat nedeniyle kapatıyoruz. Kasım ayından itibaren açılmaya başlanan Noel pazarlarının her biri de gizlip görmeye değer.
[00:05:56] Eğer en görkemlileri denemek isterseniz önerimiz Prague, Viyana ve Frankurt.
[00:06:01] Evet, 2026 seyahat rotamız böyle.
[00:06:04] Dünya çok büyük, keşfedilecek çok hikaye var. Umarım bu anlattıklarım size ilham verir ve o bileti almanız için küçük bir bahane olur. Ben Büşra Ela, Shamlan Plus ile hazırladığımız podcast serisinde bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşçakalın.